blog anasayfa

Fizik vs Scheme

Kendini bildiğini sandığı şeylerle kandıran gençlerle bazen aynı kefeye konulduğumu hissetmek dahi üstümde pozitif enerji bırakmıyor. Beni bilenler bilir hani, bulunduğum çevrede hoş bir enerji bırakmak isterim. (Sanırım ailemle böyle olmadığını kendileri yüzüme vurmakta) Basit kalıpları karmaşık felsefeler haline getirip ortaya sunmak artık 20 yaş altının vazgeçilmezi oldu sanırım. Her hıyarım var diyene tuzu alıp koşmuyor bu kimseler, hıyarı kendi kişiliklerine yakın seçmeye çalışıyorlar. ‘Çalışmak’ eylemini gerçekleştirdiklerini sanıp o tebessümle aslında her hıyarın bir hıyar olduğunu farketmeden tadına bakmaya başlıyorlar.

Aman, saat 2.47 olmuş durumda. Aklımdakileri cümle haline getirip yazamıyorum bile, ne kadar çok şey geçiyor olsa da. Lafın özü şu ki, o bahsi geçen gençler hala “uyusun da büyüsün” modundalar. Uyutulunca büyüyene ben pek rastlamadım henüz. En büyük örneği Türkiye sanırım. Det, siyaseti hiç sevmem, blogumdan uzak dursun bre.

Kişisel sorunlarımı üstü kapalı şekilde belirttikten sonra sadede geleyim. Tek amacım uzun süredir bir şeyler yazmadığım bloga bir yazı eklemek. Birkaç gündür belli başlıkları not alıyordum aslında, değinmek üzere. Ama gel gör ki not aldığım kağıdı bulamıyorum :) O yüzden kafadan savma bir girişle girdim (devrik bir cümle mi oldu ki bu?). Her neyse, bu günlerde okul pek haz vermiyor. Physics’ten şimdiden kalacağımı hissediyorum. Comp’ta fuzuli yere zaman kaybettiğimi düşünüyorum, ki ödevler birçok şey katmak yerine götürmekte. En önemlisi de zaman. Hım, sanırım bilgisayar başında geçirilen zamanı artık lab’larda geçirmem gerekiyor. Belki biraz olsun tasarruf etmiş olabilirim. Niye size anlatıyorum ki?

Kısacası, bu aralar biraz stresli ve mutsuzum. Kafamda binbir türlü şeyler dönüyor… Dönme dolap, dur durduğun yerde. Adam ol az, madam!

Herkese kucak dolusu sevgiler. Sevgiyle karın doymaz diyenlere bacak dolusu gelsin.