blog anasayfa

This is Sparta!

Yahu geçen günlerde evden çıkmadan önce nadiren yaptığım şeyi tekrarlayayım diyerek aynaya bakıverdim. İlk başta tanıdık gelmesem de kendime, daha sonra burnumun büyüklüğünden dolayı tanıyıverdim. Yalnız bana başka kimseleri anımsatan bir görünüme geçtiğimi hissettim. Yoksa Bilim & Teknik dergisinin inanmadığı şey gerçek olabilir miydi, evrim mi geçirmiştim? Bunlar bir muamma olarak 20 cm karşımda dururken, ‘evet’ dedim, Spartan olmuşum evrim geçirip. Bir saniye öyle nefes almayıp kendime bakınca, birden içimden ‘This is Sparta!’ diye haykırmak geldi. Bir pelerinim eksikti sanırım.

Durup dururken kelle uçurmak, ‘Hey dostum! Sen Persli misin?’ diyerek birine dalmak istedim. Aman tanrım, benliğimi kaybetmek üzereydim. Neyse ki bu durum birkaç saniye devam etti, sonunda kendime gelebildim. Hemen, bu anı görselleştirdikten, 301. Spartan haline geldikten sonra Sarıyer’de tek ziyaret ettiğim kuaför salonuna koştum. Baktım ki bu gazla koşmak saçma, dolmuşa atladım hemen. Ayda bir kez beni gören kuafördeki abinin beni bir gün unutup tanımayacağı düşüncesi içimde bir korku olarak saklıdır ayrıca. Neyse ki, her zaman ‘Hoşgeldin, naber, nasılsın, sakalların da uzamasa buraya gelmeyeceksin’ klasik muhabbetini yapıp benliğime geri dönmeme yardımcı olan ustura darbelerini peşpeşe yumuşak, tonton yanaklarıma vuruyor.

Artık tekrar kendim olmuştum. Bir sonraki Spartan vakasına sanırım bir iki hafta var, o zamana dek kendimi hazırlamalıyım.
:)