{ cemal güner ’74 istanbul doğumlu ve istanbul’da yaşıyor. evli ve iki çocuk babası. matbaacılık sektöründe çalışıyor. }
EBS: Uzun bir aradan sonra yeni msn röportajı konuğum Cemal Güner. Klasik soruyla başlamak gerekirse, kendini kısaca tanıtabilir misin?
Cemal: Ben 35 yaşında hayatını çalışarak kazanan, uçuk, genç ruhlu, eğlenmekten hoşlanan, akıcı bir tipim. Yani hayata varsa bugün varım diye bakan biriyim. Yarını kafaya takmam, yani klasik günlük yaşayan bir insanım.
EBS: Keşke bu reklamın arasına İstanbul’da yaşadığınızı ve hangi işle meşgul olduğunuzu da ekleseydiniz. Neler yaparak gününü harcarsın o zaman? Eğlenmenin yolları nedir mesela?
Cemal: İstanbul’da yaşıyorum. Matbaacılık yapıyorum. Boş zamanlarımda Taksim’de Pattara, Durak barda takılıyorum. Geri kalan boş zamanlarımda balık avlama ve de bilindiği üzere Counter-Strike oynuyorum. Yani hayatım şu anda böle devam ediyor.
EBS: Çok boş bir hayat geçirdiğin aşikar Cemal Abi. Öte yandan, matbaayla ilgili olduğunu bilmiyordum. Kaç yıldır o işle ilgileniyorsun ve ne olarak çalışıyorsun?
Cemal: Boş bir hayat olduğu doğru. 20 senedir çalışıyorum, çizim işlerini yapıyorum.
EBS: Çizim dediğin tasarım olsa gerek. Aynı sektörde bulunmuşuz bir zamanlar, sevindirici. Yalnız biraz daha kısa cevap verirsen, soracak soru bulamayabilirim. Online oyun oynamaya ne zaman başladın? CS’de seni çeken ne var?
Cemal: Oyun oynamaya yaklaşık 5 sene önce bir arkadaşımın evinde seyrederek başladım. Bir oyuncu vardı, adı jetro idi. Adamın oyun tarzına hayran olmuştum. Bu insanı kendime örnek aldım ve bir gün bu adamla karşı karşıya gelmek için yıllarca bu oyunu oynadım. Gece gündüz oynadım hem de hiç ara vermeden ve de başardım. Bu insanla karşı karşıya geçip oynadım ve ne oldu dersiniz. Bu adam önümde eğildi :) Ve de hala oynamaktayım. Klan bile kurdum. Turnuva vs içerikli her şeye katılmaya başladım. Çok mutlu ediyor bu olaylar beni. Halen daha turnuvalara katılmaktayım ve bu sonuna kadar devam edecek.
EBS: Amatör oyuncuların böyle sevindiğini görmek benim gibi bir profesyonel açısından gerçekten güzel. Zamanında beni örnek alsaymışsın demek ki, hala beni yenmek için çalışıyor olacaktın. Neyse ki ben sonra gelmişim oyuna. 5 yaşında bir çocuk da klan kurabiliyor, umarım sizinki onlardan daha iyi yerlere gelir. Öte yandan, bu turnuvalara ne kadar önem veriyorsunuz? Neleri feda edebilirsiniz oyun için?
Cemal: İnşallah diyerek başlayayım. Biz turnuvalara çok önem veriyoruz, çok oyuncular deniyoruz. Yetenekli oyuncular ama bazen terslikler oluyor. Örnek olarak, oyuncu tam yetişiyor derken bir bakmışsın başka yere kaçmış. Bildiğin gibi CS bir takım oyunu, 1 parçası eksildiğinde iskelet tamamen bozuluyor. Geçen turnuvada çok şansızlıklar yaşadık. O kadar çok umutla gittik ama talihsizlikler peşimizi bırakmadı. Daha ilk maçta hüsran yaşadık bize umut bağlayan takım arkadaşlarımızın da yüzünü kara çıkardık ama yakında büyük bir organizasyon daha var. Orada kendimizi göstermeye çalışacağız. Göstermemiz de lazım başka yolumuz yok bu son şansımız :(
EBS: Ümitsizliğe kapılmak gereksiz. Ben bu oyunu eğlence olarak gören, yenilmeyi pek önemsemeyen biriyim. Yani orada oynamak bile kafidir zaten, bir arada olmak. Bu kadar ciddiye almak belki de başarısızlığa sebep oluyordur. Ya da benim gibi olmayan amatör oyuncularla oynuyor da olabilirsiniz. Hayırlısı diyorum. Peki bu bilgisayar hayatı dışında spora önem veriyor musun?
Cemal: Evet 3 sene karete yaptım. Daha sonra basketbol ve de futbol oynadım. Hatta futbolda halı saha turnuvasını kazanmıştık, güzel bir anıydı benim için. Yüzmeyi ve de zıpkınla balık avlamaya hayranım. Spor hayatımın bir parçası, spor olmadan yaşanmaz diyenlerdenim. Her insan da spor yapmalı bence. 35 yaşındayım ama kendimi 20 yaşında hissediyorum desem yeridir.
EBS: Üç yıl yapmışsın ama karate olarak yazıldığını öğrenememişsin. Sporla bu kadar ilgili olmak güzel ama halı saha turnuvasını kazanmayı böyle överek anlatmak bildiğimiz ‘kro’luk. Ailenizden hiç bahsetmediniz, röportajı sona erdirmeden önce bekar olmadığınızı içeren açıklayıcı bir cevap alabilir miyim?
Cemal: 15 senedir evliyim güzel bir birlikteliğim var. Eşimin adı Ayşe, 2 çocuğum var. Bir kız bir de erkek, adları Sibel ve Mustafa. Sibel 14, Mustafa 13 yaşında. İkisi de canlarım, hayatın akışına kendimizi bıraktık. Hepsini çok seviyorum ve herkese Allah’ın mutlu birliktelikler vermesini diliyorum. Allah utandırmasın diyorum.
EBS: Güzel dileklerin ve bu röportaj için teşekkür ederek son cümleni istiyorum.
Cemal: Ben teşekkür ederim. Ayaklarınızın üstünde durduğunuz sürece hayattan zevk almaya devam edin. Ben öyle yapıyorum çünkü.
Röportajdan Dikdörtgenler






