blog anasayfa

Cansu Yıldız Bedük ve Cansu Cansu Yıldız

{cansu yıldız ’90 istanbul / göztepe doğumlu. anadolu üniversitesi iletişim bölümünde okuyor. hayrullah kefoğlu anadolu lisesi mezunu. }

Bu röportaj, çok özlediğim, keşkelerimde ve umutlarımda yaşayan, hiçbir zaman unutmayacağım dünyalar güzeli Cansu’yla ilk tanışmamızdı. Evet, sonra ben aşık oldum kendisine Eskişehir’de. Sonra da aldattım bir gerizekalı gibi, ilk defa aşık olmanın ne demek olduğunu bilemediğimden sanırım. Çok pişman olmak hiçbir zaman işe yaramadı ve acaba dürüst olmasamıydım dedirtti yıllarca. İşte bu yazı hayatımda geri almak istediğim ve hiçbir zaman beni affetmeyecek olan Cansu’dan geri kalan: Her okuyuşumda beni hüzne boğan. Mutlu olması dileğiyle.

EBS: Yeni blogun ikinci konuğu Cansu Yıldız. Kendisi Bedük hayranı olup Facebook’ta da bu sayede tanıştığım birisi. Hoşgeldiniz, süslendirdiniz diyerek ilk soruyu soruyorum: Bedük’ü neden bu kadar seviyorsun? :)
Cansu: Hoşbulduk efendim. Valla bir insan ya da durum için çok şey söylemek istediğiniz zaman hiçbir şey söyleyemiyorsunuz ya, o durumdayım şu an. Mütevazi, başarılı ve ilkleri başaran biri olduğu için diyelim kısaca.


EBS: Aslında tüm ilginin sebebini açıklayan, benim de aynı fikirleri paylaştığım öz bir cevap oldu. Acaba, dinlediğin müzik türleri ne? Ve Bedük’ten başka hayranıyım dediğin başlıca kişi veya gruplar hangileridir?
Cansu: Dinlediğim müzik türlerinin sağ baştan hepsini saymama gerek yoksa eğer, Alternatif müziğin içine girmekteler. Within Temptation ve Cranberries gruplarının vokalleri delisi olduğum hatunlardır. Az önce de ufacık bir tartışmamızda geçen Rammstein’in solistinin sesi de iyidir bayağı. Türklerden kimleri dinlediğimi çıkarabilirsiniz herhalde ama bir kaçını söyliyeyim : Hayko,Şebo,Duman,Direc-t…

EBS: E delisi olunmayacak hatunlar da değiller velhasıl :p Bu kadar müzik içerikli sorularla sıkmaya gerek yok senin de ‘dediğin’ gibi, hemen konuyu değiştiriyorum. Merak ettiğim başka bir konu, Communication (İletişim) okuyorsun bildiğim kadarıyla ve dahi olduğunu söylüyorsun daha bölüme başlamadan. Bunu sana dedirten nedir?
Cansu: Dahi olacağımı önceden görebiliyorum. Dediydi dersin. Karşında öngörülü bir insan duruyor. Bir de bölümümü aşırı sevdiğim ve bu sevginin bana her şeyin en iyisini yaptırtacağına inandığım için de olabilir. Evet. Olabilir.

EBS: Böyle iddialı ve hedefli olmak hoş bir tutum. Peki o zaman klasik olsa da sormak istiyorum, mezun olunca ‘dahi’ olarak nelerin peşinden koşmayı düşünüyorsun? Bir de, madem öngörülüsün, o zaman gelecek hakkında projelerin vardır, ya da var mı? Varsa konuş bakalım :)
Cansu: Bir kere en başta manyak güzel fotoğraflar çeken bir fotoğrafçı olacağım. Yani alakaya maydonoz diyebilirsin ama en büyük hedefim bu. Herkesin hayretle çektiğim fotoğraflarıma bakmasını ve Salvador abimizin resimlerinde olduğu gibi hiçkimsenin oradaki anlam derinliğini anlayamamasını istiyorum. Bunu neden istiyorum bilmiyorum. Bencil olabilirim.

EBS: Babam ‘manyak’ sıfatını hiç sevmezdi, küçükken kullanınca ters ters bakar zamane gençliğinin kurduğu bir tanımlama olduğunu düşünürdü, diye bir anekdot yazayım dedim. Fotoğraf çekmeyi sevdiğini bilmiyordum açıkçası, ilk kez şimdi duydum ve nedense hoşuma gitti. Çünkü ben de fotoğraf çekmeyi seven biriyim, her ne kadar senin kadar profesyonelliğe uzanmayı amaçlamasam da kendimi tatmin edecek şekilde çekimler yapmayı seviyorum. Bencilliğini anlayabiliyorum, bu da senin tatmin olma şeklin olsa gerek. Yorumları bir kenara bırarsam, Salvador (Dali) tarzında olmayı istediğin için soruyorum, karamsar mı yoksa iyimser misindir? Yani, her şeye olumlu mu bakar yoksa olumsuz yönleri abartır mısın?
Cansu: İşte bu benim sorum. Dalga geçerim ben. Hem de çok. Her şeyle ve herkesle. Bu kadar uzun bir soruya bu kadar kısa bir cevap vermek istemezdim ama her şeyle dalga geçiyor olmam hiç bir şeyi önemsemediğimi (çoğunlukla) ve bu da genelde etrafımda olan bitenlere iyimser bakabildiğimi gösteriyor sanırım.

EBS: Peki bu kadar önemsememek (çoğunlukla) etrafındakiler tarafından nasıl karşılanıyor hissettiğin kadarıyla? Bunu da önemsemiyorsundur, paradoks oluştu :p Sezilerin yüksek olduğundan dolayı merak ettim.
Cansu: Bu soruları da önemsemiyorum aslında desem röportajdan sonra bana ne yapacaksın merak ediyorum :) Fazlasıyla sinirlerinin bozulduğunu hissedebiliyorum. Ben de bazen önemsiyormuş numarası yapıyorum. Daha doğrusu buna zorlanıyorum. Geçen bir arkadaşımdan uyarı aldım bu yüzden. Ehehe :)

- yemek molası, zoraki olarak :p -

EBS: Bence de sinir bozucudur :p Ama sevdiklerini umursadığını düşünüyorum, yansıttığın kişiliğe dayanarak. Az önce yemek yerken televizyonda Türkiye’nin maçını gördüm de, futbolla ilgili misindir diye sormak istedim?
Cansu: Önce önceki cümle ile ilgili birkaç şey söylemek isterim. Evet doğru tespit, sevdiklerime kendimden daha çok değer verdiğimi üzülerek mi söyliyeyim sevinerek mi yoksa övünerek mi, bilemedim. Zira bayağı bir şey geldi bu yüzden başıma. Hep suistimal edildi bu sevgi’m’. Neyse ağlama faslına geçmeden önce sorunu cevaplamak isterim. Futbola karşı çok garip duygular hissetmekteyim. En başta tv’de futbol gördüğümde ‘Kapatın ya şunu’ derim. Tabii ki kapatmazlar. Ben de izlemeye dalarım ve kendimi ‘Oha nasıl kaçırdı o golü ya, ben bile atardım onu, beceriksiz’ falan derken bulurum. Budur futbol benim için :)

EBS: Ağlama faslından bahsetmişken, ağlamayı sever misin? Ve yanyana uymayacak ama hangi takımı tutuyorsun peki?
Cansu: Koyu bir galatasaraylıyım :) Ama yaşadığım ikinci şehir olduğu için Es-Es’imi de desteklerim. İkinci takımım diyebilirim. Ağlamayı kim sever ki. Baş ağrıtır bir kere. Bir de ‘kaz ayağı’ dediğimiz göz kenarlarında beliren çizgiciklerin sebebidir ‘ağlamak’. Zararlı bence.

EBS: Ben severim :) Dolduğunda iyi geliyor durup dururken ağlamak. Sen film izlemeyi seviyor gibi duruyorsun, ne tarz filmler izlersin genelde?
Cansu: Kesinlikle. Buna katılıyorum. Ama sen de biliyorsun ki dolduğunda ağlamaktan başka çaren yoktur rahatlamak için. Filmlere bayılırım. Zamanı geldiğinde kafamı hiç kaldırmadan tüm gün deli gibi film izlemek hoşuma giden, eğlenceli hayallerimden birisidir. Tarz farketmez ama aksiyon ve komedi başta diyelim.

EBS: Bazıları vardır ki içine atar sürekli, dolsa da. Onlardan olmamak güzel :) Son olarak takip ettiğin dizileri sorup seni rahat bırakayım? :)
Cansu: Lost ve emmm ümmmm Survival Month diye bir program var Discovery’de, onu takip ediyorum. Dizileri sevmem aslında pek. Super Natural’a ve How i met your mother’a başladım sonu gelmedi Başlayıp da başarıyla bitirebildiğim tek dizi Lost’tur herhalde. Jack’in de etkisi var bunda :)

EBS: Benim zamanım çok olduğu için birçok dizi izleyebiliyorum sanırım :p ‘Değerli’ zamanını ayırıp klavyeni aşındırdığın için teşekkür ederim.
Cansu: Ben de teşekkür ediyorum Buğra Bey.

Röportajdan Dikdörtgenler

Cansu Yıldız - Dikdörtgen 4 Cansu Yıldız - Dikdörtgen 3 Cansu Yıldız - Dikdörtgen 2 Cansu Yıldız - Dikdörtgen 1