blog anasayfa

- Neriman acele et, annemlere geç kalıyoruz!
- Cehenneme giden en kısa yol zaten, geç kalma lüksümüz yok.
- Böyle deme lütfen. O seni çok sever.
- Evet, hele de etrafında olmadığım zamanlarda.
- Haksızlık ediyorsun.
- Hayır, küfrediyorum. Ama içimden.

- Neriman çok çekici gözüküyorsun bu gece.
- Rahmi çek ellerini, hiç halim yok.
- Ne yani, Halim olsa ne değişecekti ki?
- Şapkasız ilişkiye girmezdi en azından.

- Bugün yeni bir kravat aldım Neriman.
- Benim aldığımın nesi varmış Rahmi?
- Onun rengi sanki uymuyordu giydiğime.
- İç çamaşırına uyduramadığım için kusura bakma!
- Ne dedim ben şimdi?

- Keriman’lar bize yemeğe gelecekmiş Neriman?
- Aman, gelmez olsun kafiyedaş olmak istediğim son mahlukat.
- Haydaa, bu sefer ne yaptı?
- Telefonda laflarken yemeği ocakta unuttuğumu söylemedi bilerek.
- Bak sen terbiyesize. Biz de gece yarısı olunca ararız onu.
- Sebep?
- Vehbi’yi yatakta unutur.

- Neriman, neden yüzük asık?
- Kasıklarım da asık, tatmin olamıyorum Rahmi. Boşanmak istiyorum.
- Haydaa nerden çıktı bu! Ne demişler? Boşanma, boşal benle.
- Boş almayayım ben, aksine dolu lazım bana.
- Ne yani, ben boş biri miyim ki?
- İçin dolu ama hepsi beynine gidiyor malesef. Aşağıya uğrayan yok.