blog anasayfa

  • duyuru (9)
  • emincan ve kamil (10)
  • genel (4)
  • günlük (14)
  • kompozisyon (32)
  • köşe yazısı (10)
  • msn röportajları (5)
  • neriman ile rahmi (2)
  • şiir (11)
  • teknoloji (6)
  • video (8)
  • yemek tarifi (2)
  • Şu an emincan ve kamil kategorisini görüntülüyorsunuz



    konser ve konserve kelimeleri arasında bir akrabalık var mı? tüm sorular emincan’ın gankası tarafından cevap buluyor. löl.



    - iett, internet explorer ve türk telekom birleşimi olmasın? bizden gizliyor olabilirler. ben şüphelenirim kamil.
    - dedektif mi desem dedikoducu mu desem bilemedim emincan.
    - boş ver, sev beni.
    - neremle?
    - oranla.
    - oransız severim ben ama.
    - çevik kuvvetim benim.

    - yazıklar olsun sana kamil.
    - arabesk?
    - fantezi olacak hali yok.
    - haklısın. kazıklar olsun sana demeliydin o vakit emincan.
    - sana albüm çıkarmalı.
    - ben albümü çıkarmadan önce adını çıkarırım. adı ne olsun?
    - voyvoda.
    - orjinal.
    - peki orjinal kelimesi orjinal midir kamil?
    - paradoksla yorma beni emincan.

    - farenin ortasındaki kayan tuş bozulunca kayasım geliyor birilerine sinirden kamil!
    - kime mesela emincan?
    - a5′in iki katı olan firma yetkililerine.
    - hım, peki bu kaçıncı faren?
    - aynı modelden üçüncüsü.
    - utanmıyor musun peki?
    - nedenmiş?
    - fareleri hizmetin için kullanıp kullanıp atmaya.
    - yok ben koleksiyon yapıyorum, atmıyorum.
    - bu seni haklı konuma mu düşürmeli emincan?
    - muhtemelen kamil.
    - peki o zaman, fareler yoluna feda olsun.
    - hepimiz fareyiz?
    - ı-ıh, olmadı.

    - penguen belgeseli izleyip insanları anlamaya çalışanlara tavsiyen nedir kamil?
    - ergenlik döneminden bir an evvel kurtulmaları olabilir emincan.
    - …
    - yani?
    - ikisi arasındaki bağı nasıl kurduğunu keşfetmeye çalışıyorum.
    - icat edileni tekrar keşfetmeye gerek yok zaten.
    - çok kapalısın bu günlerde.
    - durmak yok, yola devam öyleyse.
    - sus ve git kamil.
    - -tim bile emincan.

    - suyla çalışan araba buldum kamil!
    - sok onu yerine emincan.
    - sebep?
    - küresel ısınma varken ne haddimize suyu arabaya harcamak.
    - 90′larda bulsaydım böyle olmazdı ama.
    - 2000′lerde havayla çalışanını yap o zaman sen.
    - olmaz.
    - sebep?
    - karbondioksitle çalışan insan gördün mü?
    - soruya soruyla cevap veren bilge kişilik görüntüsüne bürünmeni kıskanıyorum.
    - kıskanç şey.

    - seni var ya öpeeeceğim orda.
    - heayt canim benim… söz mii?
    - söz kamil.
    - o zaman sözde mısır kavuralım mı emincan?
    - közde olsa makbule geçer.
    - sözde olsa kim geçer?
    - usain bolt.
    - makbule vs usain.
    - makbule’nin zenci hayallerini süsledik.
    - bi’ benimkini süsleyemedik zaten.
    - süslesek sanki makbule seninkini beğenecek de.
    - demoralize oldum, daha da gelmem buraya.

    - laf ebeliği ne demek emincan?
    - ağzın cinsel uzuvlara eş tutulması olabilir kamil.
    - eş tutulması nedir peki, ay tutulması gibi bir şey mi?
    - türkçe’yi lastikleştirme.
    - günahtır o zaman laf ebeliği.
    - dinine göre değişir.
    - dine göre günah da değişir o zaman.
    - yorma beni.



    - hey there beauty!
    - are you calling me?
    - yeap, what are doing right now?
    - listening mika’s love today.
    - why today? don’t you have anybody to love?
    - i have, it’s the name of his song you idiot.
    - is diot a verb? i diot?
    - yes, diot means di ot. And it means two ot.
    - one is me, and the other one is you, right?
    - kamil, gimme some cigar.
    - damn no! over my body emincan!
    - i think i love your body.
    - be my man.
    - absolutely.

    - i got bored today emincan.
    - so kamil?
    - nothing, just let you know.
    - thank you dear.
    - your welcome.

    - do you know how to swear in english dude?
    - do you have passion to teach me or what? why this curious?
    - you know emican, i’m a f*cking curious person.
    - you don’t have to use f*ck to show your understanding of swearing.
    - damn, you got it. i think i have a talent on swearing.
    - kamil, go there and train in the front of the mirror then.
    - emincan, you bastard, you broke my heart.
    - where was it? in your ass?
    - wherever you like.
    - nowhere is possible.
    - impossible is nothing.
    - sometimes.

    - i want to scream emincan.
    - why kamil?
    - because i’ve just watched a german porn.
    - call it deutsch, it’s more hardcore.
    - ok, deutsch porn then.
    - you feel me baby.
    - don’t make me!
    - oops. i did it again!

    - sometimes i feel like a moron emincan.
    - it’s in your nature kamil.
    - but you live also in my nature.
    - yes but not naturally.
    - hmm…

    - why haven’t you slept yet?
    - i’m not sure exactly.
    - who is sure then?
    - pikachu?
    - maybe or maybe not. let me ask him.
    - say hi.
    - maybe or maybe not.
    - very funny.
    - a little.

    - i heard that you have some trouble at passing physics emincan.
    - it’s not because of me kamil.
    - whose mistake then?
    - ali güzel.
    - how is he güzel?
    - serpen.
    - serpen serengil?
    - no, she’s better than him at teaching physics, you can be sure.
    - it was seren i guess.
    - does it matter?
    - i don’t think so.
    - neither do i.

    - emincan, are you bisexual?
    - what?! kamil!
    - i don’t know… you keep staring at my ass for two hours.
    - i, i just use my imagination.
    - for what?
    - for giving your girlfriend some advices.
    - you confused me.
    - we should stop talking i think.
    - me too.
    - let’s kiss.
    - it’s better idea.
    - no fight, have sex.
    - who said that?
    - somebody, something like that. it might be quite right.
    - be quite then, come here.
    - you naught boy.
    - indeed i am…



    - bi koku geliyor burnuma emincan, hayırdır?
    - havada aşk kokusu var kamil.
    - evettir o zaman.
    - zekice bir u dönüşü.
    - ben l dönüşü yapmıştım demek istiyorum ama l harfini büyük yapmayınca dönüşün bir anlamı kalmıyor. belki de bu yüzden u harfini u dönüşü için kullanıyorlar, mantıklı.
    - mantık yoksa, zaten ben de yokum.
    - mantıksız.
    - hönk!
    Yazıyı devamıyla birlikte oku



    - aman tanrım, aziz meryem aşkına. kamilciğim, etrafımı tangalı kızlar basmış durumda, gel kurtar beni.
    - hayırdır emincan, mayemi taplıs biiç’e mi gidiverdin yoksa?
    - ah nerede o günler. geçen gün metroyla taksime gidiverirken aldı da bir yağmur. her neyse, mevzu bu değil. ben otomatik merdivenlerden çıkıyorum ki aman bir gram olsun kilo vermeyeyim diye, yanımızdan ise bir çift geçerken kız takılıp düşer gibi oldu.
    - ee neresi sorun ki bunun emincan?
    - dur lafımı bölme kamil, insan ol van minüt!
    - eksüüz mi.
    - neyse, kız hem düşük bel giyiyor, hem de içine bir şey giymiyor haliyle tangasıyla birlikte kalçası da ortaya çıkıyor. tek ben değil, herkes gülmüştü yahu. her neyse.
    - ilginç bir manzarayla karşı karşıya kalmışsın.
    - hayır, çapraz çapraza kaldım karşılarında değildim ne yazık ki. 
    - anlıyorum.
    - hayır, aynı gün şahit olduğum tek bu değildi, o yüzden basmak fiilini kullandım.
    - tamam çok uzadı. ver elini, kırlarda koşalım.
    - al senin olsun tüm bedenim kamil.
    - hönk!

    - emincan, gidiyorum, daha da işim olmaz seninle.
    - davos’ta mıyız nan, ne bu artistlik?
    - bilmiyorum yahu, tayyip’i görünce gaza gelesim geliyor.
    - gelesi gelmek deyimini ilk kez senden duyuyorum.
    - hım, fesat düşüncelerle yargılama naciz deyimlerimi.
    - seni ben ne yargılayacağım bea, zekeriya öz yargılasın seni.
    - çok siyasileştin bu aralar.
    - sen kendine bak pokemon kılıklı yarasa.

    - ah bugün öyle bir rüzgar esiyordu ki kamil, içimin yağları eridi.
    - bence biraz da dışının yağları erise fena olmazdı hani emincan. maşallah 80 kiloya geliyorsun.
    - bu kadar kıskanç olduğunu bilmezdim senin. bu kıskançlıkla ölüp gideceksin.
    - evet, ölüp giderim seni kıskanıp çünkü benden büyük tabutun olduğunu görünce yine kıskanırdım mazallah.
    - ne bu laf koymalar filan?
    - sana ben ne koyacağım be, bülent ersoy koysun.
    - hökönk!

    - bak emincan bundan sonra bloga girerken sağ ayakla gir, günah.
    - sol ayakla girince mi günah?
    - orasını bilmiyorum, sağ ayakla girilmeyince günah, onu biliyorum sadece.
    - yahu bir bilgiyi neden yarım öğrenirsin ki?
    - e türkiye’de müslümanlık böyle, yarım yamalak bilerek ahkam kesiyorum sana işte.
    - hım. arasıra kurban da kessen diyorum.
    - kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın.

    - bir adam varmış canı sıkılan…
    - sıkı can kolay çıkar emincan.
    - ne alakası var şimdi?
    - e canı sıkı lan demedin mi?
    - hayır, sıkılan dedim.
    - ee ben de aynısını diyorum işte.
    - sesteş kelimeler bunlar piyon kılıklı at seni.
    - hımm, ben de diyorum ki bana niye lan diyor bu terbiyesiz, pardon yanlış anlamışım.
    - bi’ daha olmasın lan.
    - düşündürücüsün.
    - sevmiyorsan ananı da al git.
    - nereye?
    - 301 no’lu odaya, ben geliyorum az sonra. 
    - soyunalım mı?
    - opsiyonel bırakıyorum bu soruyu, laik bir türkiye’deyiz ne de olsa.

    - bu saatte kahve mi içilirmiş emincan?
    - ne varmış saatte?
    - kalk saatin üstünden, kıracaksın yahu.
    - aa özür dilerim, bilseydim bu saatte içmezdim, duvar saatine otururdum.
    - sırf bu espiriyi yapabilmek için üstüne oturuyorsun saatin zaten.
    - çok zekisin.
    - annem de öyle derdi, rahmetli.
    - annen ölmedi ki be senin.
    - pf, iki dakika hayal kurmama izin vermedin be emincan.
    - zönk!

    - neyse bu gecelik bu kadar yeter kamil.
    - ee ne yapmalıyız şimdi?
    - gidip repliklerimizden birkaç kelime ezberleyelim.
    - ne için?
    - zevk için.
    - nerde zevk var, ben oradayım zaten.
    - bilmem mi…
    - o gece başkaydı, onu sayma.
    - zaten 100′den sonra saymayı bilmiyorum ki…
    - imalı imalı konuşuyorsun yine, kırılıyorum.
    - umarım.
    - umar kim?
    - pff…


    - kamil uykum geldi, gel yatalım.
    - tamam sen git yatağı ısıt, geliyorum.
    - yatağı ısıtana kadar seni ısıtayım yahu.
    - tasarrufçu türk gençliği. sevdim.
    - eyvallah.

    - emincan ne o elindeki.
    - neye benziyor.
    - bir şeye benzetemediğim için sordum zaten.
    - sorma kamil. bana sorma.
    - sen bilmezsen kim bilecek?
    - beyim bilir.

    - üçün karesini bulamadım bir türlü emincan.
    - dokuz kamil.
    - sağol yahu.
    - ne için lazımdı?
    - üçün küpünü bulmak için.
    - ilginç.

    - yüksek sesle müzik dinleme kamilcan.
    - sebep?
    - rahatsız olan komşular olabilir.
    - o zaman başka yere taşınsınlar.
    - bence de mantıklı ama önermeye korkuyorum.
    - neden?
    - çok iri bir herif yahu.
    - en iyisi kısalım gitsin, zaten baş ağrısı yapıyor.
    - bence de.

    - hazır müzikten konu açılmışken emincan. ne tür müzik dinlersin?
    - sözsüz müzik genelde.
    - sözsüz olunca anlamı olmuyor ki.
    - ben anlamı notalarda arıyorum.
    - klasik müzik gibi mi?
    - ona benzer bir şey. ama biraz daha hareketli.
    - sözlere kafa yormama felsefesini mi güdüyorsun yoksa?
    - hayır, sözlerle müziğin birleşimini yadırgıyorum. hepsi bu.
    - farklı bir bakış tarzı.
    - tarzım yadırganamaz fakat.

    - kanal d’yi açar mısın lütfen emincan.
    - olmaz.
    - neden yahu?
    - avrupa yakası başlayacak da o yüzden.
    - e ben de yaprak dökümü’nü izlemeliyim.
    - sorun değil, reklamlarda kanal d’yi açarız. zaten 10 dakika sürüyor bir reklam.
    - teşekkürler. anlayışına hayranım.
    - ne demek. hayran kalmaya devam edin.

    - havalar da amma soğudu muhabbetini yaptık mı seninle kamil?
    - henüz değil emincan.
    - oturamıyorum.
    - ben de, oturunca popomun altı terliyor ve ardından ter tabakası soğuktan buz kaplıyor.
    - korkuyorum.
    - işte ben de onu diyorum. ya hiç kalkamazsam yapışıp?
    - yaz gelince kalkarsın merak etme.
    - işim olmasa beklerdim ama çok önemli bir toplantım var.
    - klasik bir cevap oldu bu.
    - herkes aynı sözü söyleyebilir. notalara dikkat emincan.
    - zeka küpü.

    - emincan gay olsaydın ilk kime çıkma teklif ederdin?
    - sen hariç önüme gelen ilk erkeğe.
    - neden ben hariç?
    - çünkü senin gay olmanı hazmedemem de o yüzden.
    - çok da düşüncelisin şekerim.
    - imalı konuşma kamil.
    - pardon bir an yazarın gazabına uğradım.
    - namusun bir kağıt parçasına emanet olamaz.
    - çok doğru söyledin. dur bunu yazayım.

    - her 30 saniyede bir otomatik olarak kaydediliyor yazdıklarımız kamil.
    - teknoloji artık haddini bilmiyor emincan.
    - haddini bildirme vakti geldi de geçiyor o zaman. çekelim fişini.
    - bence de çekelim. zaten sırf bilgisayar açık diye kombiyi çalıştırmıyorum.
    - hayret. gerekçesi ne?
    - e bilgisayar 5 gündür açık, sımsıcak. evi bir hayli ısıtıyor.
    - bu cimrilikle türkiye bir yere varamaz.
    - türkiye cimri değil ki, önüne gelene veriyor. benim cimri olan.
    - ama sen de önüne gelene veriyorsun.
    - konuyu sapıtma.
    - ben sapıttım konu değil.
    - o zaman sansürleme vakti geldi.
    - görüşürüz.



    - günaydın kamil.
    - güyaydın emincan, n’aber?
    - açım.
    - güne iyi bir başlangıç desene.
    - ne demezsin…

    - neden aramıyorsun artık beni emincan?
    - turkcell’de kontör yok.
    - e avea’dan ara.
    - diğer telefonum bozuk.
    - e hattı değiştir.
    - değişince telefonun saati ve tarihi bozuluyor.
    - e ne önemi var ki?
    - ben dakik bir insanım, zaman benim her şeyim.
    - ya ben?
    - sen benim hiçbir şeyimsin kamil.
    - ahmet kaya?
    - imposibıl iz natin’.

    - şu sıralar n’aptığına bakınca tiyatro kulübüne girdiğini gördüm emincan, hayırdır?
    - sanat aşkı.
    - ne yapıyorsunuz bari çalışmalarda?
    - insan anatomisini yeniden keşfediyoruz.
    - nasıl?
    - ben de bilmiyorum.

    - yahu kamil bu msn’de revolution’a gitmem gerek.
    - neden emincan?
    - çok gereksiz mahlukat barındırmakta.
    - barınak misali mi?
    - barınak dersek köpek ithafında bulunmuş oluruz, terbiyesiz.
    - terbiyeli.

    - hangi çorbayı çok seversin emincan?
    - ezogelin kamil.
    - neden?
    - ezilmiş gelinin tadına doyum olmaz.
    - iyi de onun anlamı o değil ki.
    - ben neyi istersem onu anlarım.
    - peki mercimek’ten ne anlıyorsun?
    - mercimek ya da mercimemek, işte bütün mesele bu.
    - ha?

    - dün kimi gördüm bilemezsin kamil!
    - kimi emincan?
    - ajdarı.
    - nerede?
    - manavda.
    - hea?!
    - muz alışverişine çıkmış da.
    - hım…

    - ali, veli, deli gibi bizim de üçlü olmamız gerek galiba emincan.
    - o zaman kimin tiresi kimin cebinde belli olmaz kamil, saçmalama.
    - bence necmi de bize katılsın.
    - bence sana katılsın daha iyi olur.
    - nasıl yani?
    - bir bedende iki kişi: akıl ve ruh. onun aklı, senin de ruhun.
    - nasıl yani ben akılsız mıyım!
    - kısmen.
    - küstüm!
    - sevindim artık küs olmadığına.

    - çeksene elini kamil, kıracak mısın belimi?
    - şeyk det buuuuty.
    - dün gece neredeydin?
    - mojo’da.
    - mojolamışlar seni.
    - yaramış ama di mi?
    - yarraammış…
    - hönk!

    - emincan okula geç kalıyoruz çabuk.
    - bekle şu son dialogu da yazmalıyım.
    - sonra yazarız, bırak!
    - sonra, sonra diyoruz birkaç hafta geçiyor anca uğruyoruz buraya.
    - biz de hiç uğramayız o zaman.
    - hım… halkın bizden ayrılmayı kaldırabileceğini sanmıyorum.
    - o zaman indirsinler, o bizim sorunumuz değil.
    - ne oldu senin içindeki insan sevgisine?
    - kuşlar yedi.
    - kuşlar derken?
    - kuşum aydın.



    - kamil ne o elindeki?
    - pikaçu emincan.
    - onu anladık da, elinde ne işi var?
    - geçerken uğramış dinlenmek içni.
    - ben asabi insanım, şarj olduktan sonra gönder gitsin.
    - pika pika!
    - höyt!
    - he olacak bu türkiye’nin hali kamilcan?
    - bilmiyorum emincan, edebiyatım hiç iyi değildi.
    - bence iyelik eki alır.
    - ebeninki gibi mi?
    - terbiyesizleşme.
    - tam am.
    - bak şuna!

    - yarın hava kapalı olacak gibi kamil?
    - sence bu işin içinde de akp olmasın?
    - olabilir, baksana her bulutun aynısından üç tane var.
    - ben o anlamda demedim, baksana kara çarşafları giymiş bulutlar.
    - ince düşünmüşsün, aferin.
    - feci düşünürüm, bilirsin.

    - kamil sen hangi takımı tutuyorsun?
    - hangisi olacak dün evkur’dan aldıklarımızı.
    - ben futbol takımı diyorum, idiot.
    - bilmem hiç düşünmedim.
    - bence de düşünme zaten, trabzonspor varken.
    - bu bir teklif mi?
    - hayır, emir!

    - kamil ben hastayım galiba.
    - ayda bir kez olur emincan, sorun yapma.
    - bence sen de espiri yapma.
    - ciddiyetimi savunmaya devam ediyorum. hayırdır?
    - galiba üşüttüm.
    - ee?
    - öp beni.
    - bence de üşüttün!
    - fikrini sormadım sana, haydar dümen’i ara gelsin çabuk!

    - emincan e-posta adresin var mı senin?
    - var kamil, ne olmuş?
    - ver bi’ bakayım.
    - emincan@kamil.gom
    - neden tersi değil?
    - altta kalanın canı çıksın diye.
    - bu laf koyma amacını neden teknolojiye taşıyorsun?
    - teknolojide koymak daha zevkli çünkü.



    - emincan özledim be seni.
    - ben de seni kamil.
    - dahi anlamındaki de’yi ayrı yazdığın için teşekkür ediyorum.
    - ben de sana ederim halkı bilinçlendirdiğin için.
    - bu plaketi sana vermek istiyorum.
    - altından mı?
    - sanırım sarı gümüş, ama altına benziyor.
    - tamam ver.

    - kamil! koş! yetiş!
    - ne oldu emincan?!
    - elvan 2. oluyormuş koş ve çabuk arkasından itiver, hız alsın.
    - abi ben 100 metrede iyi koşuyorum 5000 metreye kreatinim yetmeyebilir.
    - seni cirit şampiyonu andreas thorkildsen’e sevkediyorum.
    - anladım ben onu.

    - evren abi dialoglara geçmiş görüverdin mi kamil?
    - kıskananlar çatlasın diyorum.
    - zaten bu sıcakta çatlamayan kimse yoktur merak etme.
    - etmiyorum ki.
    - edersin diye söylemiştim.
    - o benim özelim.
    - sorduk mu?
    - sorarsın diye söylemiştim.
    - ödeştik o zaman.
    - galiba.

    - ne zaman istanbul’a gidiyorsun emincan?
    - takriben birkaç gün içerisinde.
    - neyle gideceksin?
    - sanırım yürüyerek.
    - neden?
    - tüm para okula gitti.
    - çok üzüldüm.
    - üzülme kamil, asıl üzülmen gereken konu bundan sonra sana doğum günlerinde dolar ($) desenli boxer alamayacağım.
    - oh shit. (türkçe: oo şeett)
    - fazla prison break izleme.
    - okay brother. (okey bıradııığ)
    - lost’u da…

    - alanımızda tek olduğumuzu düşünüyorum kamil.
    - neden?
    - çünkü iki tek sayının çarpımı yine tek sayıdır.
    - çok felsefik oldu bu, okuyanlara açıklamada mı bulunsak?
    - açıklıyorum.
    - lütfen.
    - ikimiz de tekiz, biriz, süperiz. ikimizin çarpımı yine tek, yani uzun kenar ben ile kısa kenar senin çarpımı sonucu oluşan alanımız da tek.
    - anlıyor gibi oluyorum.
    - iki kere iki dört eder gibi bir kere bir yine bir eder.
    - anladım.
    - sonunda.
    - üç kere üç dokuz yapar değil mi?
    - kamil al şu plaketini geri.
    - neden?
    - ucu sivri gözüktü bana.
    - yine anladım ben onu.



    emincan    kamil   

    - emincan abi neden hep küçük harfle yazıyoruz.
    - caps lock tuşu bozuk ondan.
    - benimki de mi?
    - delikanlı adam caps lock kullanmaz kamil.
    - e o zaman shift’e basalım.
    - akıl verme.

    - mr. emincan you have a visitor.
    - gönder kamil, ingilizce konuşmana gerek yok.
    - daha havalı oldu sankim.
    - bırak bu özenti tavırlarını kamil.
    - tamam abi.

    - dün size geldim emincan abi.
    - ee banane?
    - siz evde yoktu.
    - espiri mi bu kamil?
    - kısmen.

    - bu telefonları kullanıp da mı satmalı yoksa kullanmadan hemen mi satmalı?
    - güzel tekerleme kamil.
    - sağol.

    - dün bir kıza vuruldum emincan abi, evine kadar takip ettim.
    - nerde bu ev kamil?
    - genel ev abi, her yerde bulabilirsin.
    - anladım.

    - yeşil ile sarı arasındaki fark nedir abi?
    - biri dört harfli diğeri üç.
    - bak ben bu yönden hiç düşünmemiştim.
    - vizyonunu genişlet kamil.

    - counter oynamadan duramıyorum emincan abi ne yapmalı?
    - fişini çek kamil.
    - neyin?
    - oyunun.
    - oyunun fişi yok ki.
    - o zaman bi’ fiş tak.
    - nereye?
    - anladın onu sen.
    - galiba.

    - sana mantıklı bir soru sorabilir miyim emincan abi?
    - sor ama kısa olsun.
    - olmak mı ya da olmamak mı?
    - bu benim meselem değil kamil.
    - kimin meselesi.
    - şekspır’a sor.
    - tamam.

    - ondan sonra ne gelir emincan?
    - on bir.
    - sağol.
    - your welcome kamil.

    - emincan ben gidiyorum.
    - ben de kamil.
    - nereye?
    - sen nereye gidiyorsan oraya?
    - tamam takıl peşime.
    - ama sürekli daire çiziyoruz.
    - e ben de senin yanına gidiyordum emincan.
    - çok salağız kamil.
    - galiba.