Birçok nedeni var aslında, ama en büyüğü doğada kendi menfaatini korumaktır. Yalan, yatsıya kadar oyalanırken kendi dünyamızda kurda kuşa yem olmamak için çok iyi bir yöntem gibi gözükse de sonunda dokuzuncu köyden de kovulmamızın ana sebebidir.
Çekilecek cezayı veya olumsuz sonuçları ‘ertelemek’ için iki dudak arasından çıkan cümlelerin hiçbir değeri yoktur insan maneviyatında. Anlık dürüstsüzlüğün devamlılığı ve ertelenen sonucu size ömür boyu kaybedeceğiniz bir değere kesinlikle mal olacaktır. Bahsi geçen değer belki sevdiğiniz biri, belki en basitinden bir diş ipi olacaktır. Bir önemi var mı?
Söylemek istediğim, kendi menfaatinizi gözetleyip dürüstlüğü önemsemeden attığınız her adımdan mutlaka birkaçı birinin sırtına denk gelecektir. Birilerinin sırtından elde edilen başarının devamlılığı yalanınızın altındaki kişinin ömrü kadar olacaktır, sizin ömrünüz kadar değil. Evet, günümüz Türkiye’sinde başarılı olabilmek için fedakarlıktan ziyade uyanıklığın ve dalaverenin gerekli olduğunun farkındayım. İstisnalar sağolsun son cümlemi çürütecek kadar bir hayli fazla. Bu kişilerin çalışkanlıkları onları hedefledikleri noktaya az ama öz adımlarla getirmiştir fakat “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” mantığıyla onların da geriye kuru bir bedenden başka bir şey bırakamaları beklenemez.
Herkesin aklına gelebileceği tek ve en güzel örnek muhtemelen Atatürk olacaktır. Geride bıraktığı sadece bir beden değil, aksine kurduğu her cümle hala ilk günkü gibi canlı. Türk milleti zekidir ve çalışkandır ama dürüsttür de. Atatürk son kısmı eklemeye gerek duymayıp hepimize güvenmiş ama aramızda hala birbirine yalanlarıyla çukur kazmaya çalışan insanlar var.
İkili ilişkiler, iş ilişkileri ve belki de aşklarda iki taraftan biri eğer yalan söylüyorsa bahsettiğim gibi sonucun olumsuz bir duruma yönleneceği kaçınılmaz gerçek. Bunu bildiğimiz halde bilmiyor gibi davranmamıza gerek yok. Aklınıza geleni, düşüncelerinizin gerçek taraflarını yansıtın, en azından yansıtmaya çalışın. Olduğunuz gibi gözükmeyip başkası olmaya çalıştığınızda size ya birkaç beden büyük gelecektir ya da küçük: sıkılır ya da boşlukta kaybolursunuz. Huzuru yakalamak adına küçük mutsuzlukları göze almak gerekecektir, belki de büyük. Ama huzrun olmadığı bir dünya yarattığınızda elinizdeki paranın / insanın ne tadını alabilirsiniz ne de sonuna kadar yaşayabilirsiniz. Elbette doğru yolun dürüstlükten geçmeyeceğini söyleyecek birileri olacak, başta nefsiniz. O zaman bilin ki, önce kendinize yalan söylemeyi durdurmalısınız.
Sevgiler.