{banu kurtkaya ’89 rize doğumlu. istanbul‘da yaşıyor şu an. şişli yunus emre lisesi‘nden mezun oldu. şu an üniversiteye devam etme kararı askıda. genellikle zamanını hastanede geçiriyor :p}
EBS: Saatler bilmem kaçı gösterirken yeni blogun ilk MSN röportaj konuğu Banu Kurtkaya’ya hoşgeldin diyerek, ilk sorumu yöneltiyorum. İstanbul’a ne zaman, nasıl, niye geldiniz?
Banu: Hoşbuldum Buğracığım.. Öncelikle teşekkür ederim ilk konuğun olarak. İstanbul maceram 2007 Ocak ayında başladı. Babamın ani bir kararla tayin istemesi sonucu kendimi İstanbul’da buldum. Gelmek tabi ki zor oldu yani memleketinizde kurulmuş bir düzeniniz var, arkadaslarınız, okulunuz hepsini bir kenara bırakıp yeniden bir hayata başlamak… Gerçekten zordu. Ama üstesinden gelinmeyecek şey yok.
EBS: Burada olmaktan dolayı mutlu musun peki? Bildiğim kadarıyla Rize’yi zamanında çok özlemiştin. Orayla buranın arasında hala seni tamamlamadığını hissettiğin ne gibi eksiklikler var?
Banu: Başlarda bocaladım; yeni bir okul, yeni ortam, tanımadığın insanlar ki üstelik küçük bir şehirden İstanbul’a gelmişsin… Ama artık burda olmaktan mutluyum. Havasını bir içine çeken bir daha bırakamıyor derler ya öyle bir şey bu. Ama tabi ki Rize özlemi hala var içimde ve kolay kolay gideceğe benzemiyor da. Muhakkak ikisinin de birbirini tamamlayamayacağı eksiklikler vardır, ama eksikliklere takılmayı pek sevmiyorum o yüzden o an önüme ne konulmuşsa onu yaşamaya değer diye düşünüyorum.
EBS: Alıştığını görmek herkes adına sevindirici oldu sanırım. Bilmiyorum bu yazıda yeri olmalı mı ama hayatında çok şeyi değiştirdiği için bahsetmek gerekir diye düşünüyorum. Sana yapışan şu kanserden kurtuluyor olman tabi ki sevindirici, sormak istediğim şu: Kurtulduktan sonra doya doya yapacağın 3 şeyi söyler misin?
Banu: Hayatımı gerçekten değiştirdi ve hiçbir zaman inkar etmeyeceğim veya saklamayacağım bir şey bu, yeri olmalı. Öncelikle bu odada tıkılı kaldığım günlerin acısını çıkarmak için dışarıya çıktığım ilk anda yapacağım şey doya doya nefes almak. Ve tabi ki tekrar eski saçlarıma kavuşmayı iple çekiyorum, bu yüzden hiç kestirmeden belki de yllar boyu uzatmak :) Artık hayatı gerçekten yaşamak… Her anın tadını çıkara çıkara, aldığım her nefesin degerini bile bile yaşamak..
EBS: İçin amma da doluymuş yahu :) Okula devam etme konusunda neler düşünyorsun peki?
Banu: Eh olsun artık o kadar canım (: Güzel planlarım var gercekten eğer nasip olursa yani ailece alınmış planlar.. Bilirsin şirketler var dil okulu için Amerika’ya, İngiltere’ye ya da nereye istiyorsan oraya yolluyorlar. Onlardan birine başvurup yurt dışında dil eğitimi almak istiyorum. Dönünce de zaten sınav benim için daha kolay olur. Yani hayatımda boşluklar olsun istemiyorum. Ne kadar çok şey yaparsam o kadar iyi.
EBS: Ailece alınan planlardan birinin, senin yalnız başına yurt dışında eğitim alman olduğunu söyledin, bunu yapmadan sınavı kazananlarla sence arandaki fark ne?
Banu: Belki uzun zamandır ara vermiş olmam olabilir. Fark olsun diye de yapılmış bir şey değil bu zaten. Yani yerinde öğrenmek gibisi yoktur bir şeyi.
EBS: ‘Belki’ ile başlayan cümlede emin olmadığını seziyorum. Sanırım biraz da ‘iş’ olsun misali yapmak istediğin birşey bu. İş hayatında hangi sektörde, hangi kariyerde yer alıp ilerlemek istiyorsun?
Banu: İş olsun diye değil, bir şeyler yapmak istiyorum hayatıma değer katabilecek. Sağlık sektörü kesinlikle uğraşmak istediğim bir alan. Eğer kendi alanımdan bu alana geçebilirsem muhakkak ilerlemek isteyeceğim bir alan.
EBS: Umarım isteklerin doğrultusunda bir gelecek yaşarsın. Gezmeyi çok sevdiğini biliyorum. Dışarıya çıkınca genelde yaptığın şeyler nedir, sıklıkla ziyaret ettiğin yerler nerelerdir?
Banu: Umarım Canım… Kesinlikle Taksim. Yani laf olsun diye değil gerçekten seviyorum orayı. O hareketlilik, o ışıklar, o cıvıl cıvıl insan sesleri, o kalabalıklık gerçekten mutlu olmama yetiyor. Ve zaten genelde dışarıya çıkınca da oraya giderim.
EBS: Zamanını birkaç soruma cevap vermeye ayırdığın için teşekkür ediyorum tekrar, tüm iyi dileklerimi bu yazıyı okuyan herkes adına sana iletiyorum. Son olarak yazmak istediklerini imla kurallarına uyarak yazabilir misin? :)
Banu: Asıl ben teşekkür ederim sana ve bu yazıyı okuyan herkese iyi dilekler için. (: Özgürlüğün ve nefes almanın tadını çıkarın…
Röportajdan dikdörtgenler:









ahmet denizci → http://yok=) 21/03/2009 15:14
BaNummmmm
Seni
Çokkkk
SeViyoRuMmmmmm
MJXXX =)